| aktüalite/motosikletiniz kişiliğiniz ile bağdaşıyor mu?..... |
|
motosikletiniz kişiliğiniz ile bağdaşıyor mu? |
||
Dikkat ederseniz motosiklet üzerinde geçirilen saatler, yaşamınızın en keyifli zamanlarıdır. Her ne kadar ülkemizde, trafikteki diğer sürücülerin motosiklete karşı olan kötü ve anlamsız tavırları olsa bile, yine de yüzümüzde tatlı bir keyif ifadesi olmuyor mu? Her ne olursa olsun motosiklete binmek bizim için dünyanın en güzel şeylerinden biri değil mi? Motosikletinize ne kadar çok binerseniz, motosiklet üzerindeki kontrolünüz o derece artar. Mesela motosiklet kullanırken yolu ve diğer vasıtaları ve sizi tehlikeye sokacak diğer etkenleri titizlikle takip edersiniz. İki tekerlek üzerinde gitmenin vermiş olduğu denge kontrolünü yapmak için beynimiz vücudumuzu kontrol ederken efor tüketiriz. Yani tüm vücudun fonksiyonlarını kullanırız. O süre içerisinde yaşamımızdaki zorunlu düşüncelerden uzak, başka bir boyutta yaşarız. Bu da bizi rahatlatır. Zaman içerisinde motosikletinizle yaşama yaşam zaman ayırmaya çalışısınız. Diğer vasıtalarda, mesela otomobil kullanırken, kapalı bir kabın içinde oluşumuz sanki özgürlüğümüzü kısıtlar. Görüş alanı kısıtlanır ve az efor tüketiriz. Yine güncel stres içimizde kalır özellikle trafiğin yoğun bir bölgesinde isek bu daha yüksek boyutlara çıkar ve stres başlar. Bu da bizi yıpratır ve zaman kaybıdır. Günümüzde zamanın ne kadar kıymetli olduğunu hepimiz biliyoruz. Dolayısı ile trafikte geçirdiğimiz zamanı kendimize ayırırız. Bu da bizim günde 1 veya 2 saat olsa günlük kaygılardan uzak nefes almamızı sağlar. 18 yaşından itibaren vasıta kullanma zorunluluğu olan bir insanı ele aldığımızda, 18 ile 60 yaş arası haftada 4 gün motosiklet kullandı diyelim. Dikkat ederseniz mevsimleri ve elverişsiz yağmurlu iklim şartlarını yani motosiklet kullanmayacağınız günleri çıkararak hesaplıyoruz. 42 sene 2394 hafta yapar, yine çarpı 4 dersek 9576 gün motosiklet kullandığını varsayalım. 42 senede 14364 saat size kalır bu da 598.5 gün yapar. Bu sadece küçük bir hesap tabii bunu tüm insanların uygulaması mümkün değil ama en azından motosikleti yaşamımıza uyarlayarak daha çok motosiklete binebiliriz. |
Unutmayalım ki motosiklet kullandığımız süre içerisinde % 20 oranda spor yapmış sayılıyoruz. Aynı zamanda vücuttaki tüm organlarımız ve reflekslerimiz çalışır. Motosiklet kullanmak için aslında çeşitli egzersizleri sürekli yapmakta fayda var. Bozuk zeminli yollarda motosiklet sürerken, omurgalarımız darbe alır. Bu darbeleri bacak kaslarımızı kullanarak hafifletebiliriz. Bunun yöntemlerinden biri, vücudun ağırlığının bir bölümünü bacaklarımıza yükleyip, onları amortisör gibi kullanarak omurgaya binen yükü azaltmaktır. Bu yöntem, motosiklet üzerinde yorulmadan daha çok durmamızı sağlar. Motosiklet tipi seçerken bunları göz önünde bulundurarak motosiklet tipi belirlersek daha uygun olur. Türkiye’deki yol şartları malum; otobanlarda bile 140 km/saat’le giderken yol zemininin temelleri sağlam olmadığından yol üzerinden geçen ağır vasıtalar ve sıcaklıktan dolayı, çeşitli boyutlarda kasisler oluşuyor. Bu kasislerden geçerken vücudumuz darbe alır. Özellikle dik oturuş açısı olan motosikletlerde ve süspansiyon mesafesi kısa olan motosikletlerde daha çok darbe alırız. Bu durumda süspansiyon mesafesi önem kazanıyor. Süspansiyon mesafesi uzun olan motosiklet seçersek ya da, lastik ebadı balon tabir ettiğimiz motosiklet seçersek, vücudumuza gelen darbeleri süspanse edip minimum darbe almamızı sağlayacaktır. Bu da ilerki yaşlarda bel ağrısı gibi rahatsızlıkların önlemini önceden almamızı sağlayacaktır.
|
|